NBA

Atlantik Grubu Eleştiri #1

Arkadaşlar bu yazı serimde sizlere NBA de ilk 30 maçlar tamamlanmışken her takım hakkındaki ufak eleştirilerimi ve bilgilerimi sizler ile paylaşacağım. Grup grup olarak gideceğimiz bu yazı serisinin ilk şanslı grubu Atlantik.

BOSTON CELTICS

Koç Brad Stevens önderliğinde lige müthiş giriş yapan Boston Celtics aralarda tökezlemiş olsa da şuan da 26-7 (G/M) ile doğunun lideri konumunda. Şimdi sakatlıklar ve beklentinin üstüne çıkan oyuncuları birçoğumuz fark ediyoruz o yüzden ben farklı bir açıdan Boston’a yaklaşmak istiyorum. Evet, %37 ile dış şut atan bir takım geçen seneye oranla daha iyi bir ribaund toplayan kadroya sahipler fakat bu takımın bir çember savunma eksikliği de gözden kaçmıyor değil. Aron Baynes, Al Horford hiçbir zaman elit bir çember savunucusu olmadılar ne kadar bu sezon çabalasalar da ben yeterli bulmuyorum ki bu blok ile kıyaslamak ne kadar doğru bilinmez ama 22. Sıradalar NBA de bu sezon maç başına vurulan blok ortalamasında. Kesinlikle lige güzel giriş yaptılar iyi hücum ediyorlar ve gençlerin hızına dayalı bir takım fakat içeri penetre eden takımların ben Boston Celtics’e çok sorun yaratacağını düşünüyorum.

TORONTO RAPTORS

İşte geldi rengine kurban olduğum takımım. Elimden geldiğince objektif olmaya çalışacağım merak etmeyin arkadaşlar. Toronto da hepimizin ortak eleştirisi şu olmuştur çok eski bir basketbolu devam ettirmeye çalışıyorlar ve bunu çok iyi yapan tek parça ise De Rozan. Her sezon playoff’a kadar gelip oralarda bildikleri her şeyi unutan bir ekibe sahipler. Bu sezon kadroya sadece Cj Miles’ı katan Raptors de yapı tamamen baştan kuruluyor takım çok fazla top dağıtımı yaparak dış şuta odaklı bir oyuna dönmeye çalışıyorlar ve şu ana kadar 20-8 lik bir seri sonuç ile bunu süsleyebildiler. Ligin hücum verimliliğinde ilk 5’i sezon başından beri bırakmayan Toronto sezonu yüksek sıralarda zaten tamamlayacaktır fakat bu takım playoff da yarı finalin üzerine çıkmak istiyorsa kesinlikle bir 3 ve 5 numaraya ihtiyacı var. Son olarak eleştirmek istediğim nokta ise Lowry’nin ritim kaybı geçen sezonlara oranla daha fazla asist yapan Lowry bir o kadar da kötü dış şut yüzdesine sahip eğer bunu düzeltmez ise Toronto’yu kabus senaryosu bekliyor demektir.

NEWYORK KNİCKS

Geldi deplasmanlar da yüzü çok gülmeyen ama evinde de beklenenden daha fazlasını veren genç yıldız Porzingis kardeşimizin takımı. Şimdi bu takımın fazla galibiyet almasında ki etkenlere baktığımızda kuşkusuz iki sebebi var Tim Hardaway Jr ve Courtney Lee. Ligin başından beri inişli çıkışlı grafikten daha çok belirli bir çizgide oynamaları NewYork taraftarını ne kadar mutlu ettiyse bazen Porzingis yerine karar almaları da onları bir o kadar sevindiriyor. Tabii ki yüksek bir iddiası yok bu takımın ama en azından playoff sınırını zorlayacaklarını düşünüyorum. Daha 30 maç olmasına rağmen en fazla top kaybı yapan 7.takım olmaları onların en büyük dezavantajı diyebiliriz. E her kayıpta da Porzingis blok vurmuyor NY biraz dikkat lütfen ya.

PHILADELPHIA SIXERS

Dördüncü ekibimiz “Sürece Güven” sloganıyla kalbimizde yer açan ve uzun zamandır onlardan bekleneni tabii ki sakatlıklar da yüzünden verememesiyle dillerden düşmüyordu. Fakat bu sezon Embiid ve Simmons ikilisi takımın çekirdeklerinde ki iki yıldız olacaklarının sinyallerini bize veriyor. PHILADELPHIA takımının en büyük avantajlarından biri ise kesinlikle ribaund. Maç başına 49 ribaund ile ligde ki önemli takımları geride bırakmaları ise cabası bu işin. Fakat bu rol de iyi olmaları onları en yukarı taşımıyor çünkü bizim çocuklar ligin aynı zamanda en fazla top kaybı yapan takımı bundaki en büyük etken ise genç ve yeni bir takım olmaları. Biliyorum bu oyuncuların çoğu birbirini tanıyor fakat birbirleriyle oynama süreleri çok değil. Galiba bir iki sene daha bekleyeceğiz ama Embiid Simmons’ı izlemekte bizim için bir keyif.

BROOKLYN NETS

Çiçeği burnunda Jahlil Okafor’u transfer ettikleri haberini verdikten sonra konumuz olan Brooklyn’e gelelim. Şimdi bu takımın elindeki oyuncu kadrosuna baktığımızda sezonu 10 ile gerisi sıralarda bitirebileceğini az çok tahmin ediyoruz. Takımın bir şeyler beklediği tek oyuncu D’Angelo Russel, tabii ki Jeremy Lin ile geldiği gibi çokta sırıtmadan oynaması iyi top yönlendirmesi sayesinde başlarda gayet iyi gidiyordu. Ama sakatlık mahvetti be hocam… Ligin en fazla sayı atan 10 takımı arasında bulunsalar da eldeki kadro daha ileriye götüremez. Bence yapmaları gereken Russel’ın döndükten sonraki performansına göre onun yanına belki bir kadro dizilebilir fakat bunun içinde kesinlikle draft hakkı toplamaları ve kendi takımlarında ilk 5 çıkan oyuncuları bench katkısı mantığında takasla başka takımlara gönderip güzel parçalar bulmaları.

Not: İleride podcastlerimiz de bu konulara daha detaylı değineceğiz.

Yorum Yap
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(4 oy, ortalama: 5,00, 5 üzerinden )
Loading...

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Spam içerikler engellenmektedir.

Sosyal Eleştiri olarak sizlere dizi film oyun vb. birçok kategoride eleştiriler ve öneriler sunuyoruz. Bununla kalmayıp hayattan tecrübeler ve günümuz medyasından birçok gelişmeyi de sizlere aktarıyoruz.

Copyright © 2017 Sosyal Eleştiri.

To Top