Dizi önerisi

Generation War (Unsere Mutter Unser Väter)

“Çoğu insan savaşın çoğunlukla savaşmakla geçtiğini sanır. Ancak bu doğru değil. Savaş beklemektir. Sıradaki saldırıyı, sıradaki yemeği, sıradaki sabahı…”
Kategori: Aksiyon, Tarih, Dram

Kanal: ZDF

Oyuncu Kadrosu: Tom Schilling, Volker Bruch, Miriam Stein, Katharina Schüttler, Ludwig Trepte, …

İkinci Dünya Savaşı tarihi her zaman ilgimi çekmiştir. İkinci Dünya Savaşıyla ilgili çekilen tüm belgeselleri, filmleri ve dizileri izlemeye çalışıp, yazılan tüm kitapları da elimden geldiğince okumaya çalıştım. Gelgelelim tarihi her zaman kazananlar yazdığı için bizde İkinci Dünya Savaşı ile ilgili her şeyi Amerikan, İngiliz ya da Rus sinemasından izledik ve Almanların hepsini kötü, öldürme meraklısı, soykırıma destek veren insanlar olarak tanıtmalarını seyrettik. İşte bu mini dizi tüm o yapımlardan sonra bünyeye ilaç gibi geliyor ve biraz da olsun savaşı Almanların gözünden görmemizi sağlıyor.

Generation War, Almancası Unser Mutter Unser Väter (Türkçesi Annelerimiz Babalarımız) hem kurgusal hem de tarihsel olarak o dönemi ele alıyor. Kurgusal olarak beş arkadaşın hikayesine değiniyor. Wilhelm, daha önce Fransa’da ve Polonya’da savaşmış, Doğu cephesine yollanan başarılar kazanmış bir teğmen, kardeşi Friedhelm kitap kurdu, askerlikle hiç alakası olmamasına rağmen yaşından dolayı abisiyle Rusya yollarını tutan bir er, Greta, ünlü bir şarkıcı olma hayalleri kuran bir genç kız, Viktor, normalde babasının işini alacak olan ama Kristal Gece* nedeniyle işleri sekteye uğrayan bir terzi ve Charlotte, hemşireliği kazanmış ve Doğu Cephesinde hemşire olarak görev yapacak olan arkadaşları. Bu beş genç cepheye gitmeden bir gece önce buluşurlar ve birbirlerine savaş bitince, yani Noel’de aynı yerde tekrar buluşacaklarına söz verirler. Tarihsel olarak ise 1941’de Almanların, Saldırmazlık anlaşmasını bozarak Rusya’ya düzenlediği Operasyon Barbarossa ile başlıyor. Konuya değindik, şimdi dizi ile ilgili görüşlerimi ve neden diziyi izlemeniz gerektiğini kendimce açıklamak istiyorum:

  • Objektif Bakış Açısı

Yukarıda dediğim gibi yıllarca Hollywood yapımı filmlerde Amerikalıların iyi olduğunu, Dünyayı kurtardıklarını izledik. Tüm Almanlar ise kötüydü, Hitler yanlısıydı, öldürmeyi seven tiplerdi. Dizi bize bunun böyle olmadığını çok iyi bir dille aktarmış. Yanlış anlamayın sakın dizide bir Alman övücülüğü asla yok. Dizi bir Alman yapımı olmasına rağmen olaya o kadar tarafsız bakmış ki gerçekten takdir edilesi. Yani “Evet, biz kötü şeyler yaptık ama hepimiz kötü değildik.” mesajını çok güzel ve etkileyici bir şekilde işlemişler.

  • Karakterlerin Gelişimi

Dizi savaşın insanları ne hale getirebileceğini çok iyi işlemiş. Dizide işlenen şey zaten safi savaş değildi. Savaş sırasındaki insan ve toplum psikolojisi ve davranışları dizide çok iyi aktarılmıştı. Dizi bize savaşın iyileri kötü, kötüleri iyi yapabileceğini, mutlak iyinin ve kötünün bulunmadığını, içinde bulunduğumuz zor durumların bizi nasıl şekillendirdiğini ve başka birine, başka bir şeye dönüştürdüğünü muhteşem bir şekilde gösteriyor.

“Savaş içimizdeki kötülüğü ortaya çıkaracak.”

  • Dönemi ve Savaşı Yansıtması

Dizi içinde bulunduğu dönemi başarıyla yansıtmış, izlerken kendinizi 1940’lı yıllarda Berlin’de, Rusya’da Cephede, ormanlarda hissediyorsunuz. Dizi sizi başarıyla içine çekiyor. Savaş ve çatışma sahnelerinin de bir o kadar başarılı olması sizi çatışma sahneleri boyunca derin bir heyecan yaşamaya mahkum ediyor ve cidden geriyor.

  • Belirsizlik

Dizinin bir güzel yanı da ne olacağını pek tahmin edememeniz. Karakterlerin akıbetleri, yaşanacak olaylar sizi izlerken gerçekten geriyor çünkü dizi sizi karakterlere de bağlıyor ve başlarına ne geleceğini gerçekten merak ediyorsunuz. Olay örgüsü ve senaryo oldukça başarılı işlenmiş. Bu durum sizin bir daha ki sahnede, bir daha ki bölümde ne olacağını deli gibi merak etmenizi sağlıyor ve sizi diziye bağlıyor.

  • Gerçekçilik

Dizi çoğu yapımın aksine savaşın gerçek yüzünü, acı yüzünü tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Savaşın getirdiği acıları, duyguları çok iyi aktarıyor. Savaşta bir kazananın olmadığını çok etkileyici bir şekilde işliyor.

“Savaş yaşlandıkça askerler gençleşiyor.”

Dizi genel hatları ile böyleydi. Ben İkinci Dünya Savaşı tarihine meraklı olanların kesinlikle izlemesini öneriyorum. Hatta merakınız yoksa bile izleyin. Dizi gerçekten sizi bağlıyor. 3 bölümden oluşan dizinin, her bölümü ortalama bir buçuk saat ama bu süre sakın gözünüzü korkutmasın çünkü cidden izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Hatta bitince içinize bir ağırlık çöküyor, boğazınıza bir yumru oturuyor. Dizide Greta’nın söylediği “Mein Kleines Herz” şarkısını her dinleyişinizde içinizde bir şeyler ölecek falan böyle. Yani diyorum ki, bu diziyi kesinlikle izleyin, izlettirin arkadaşlar…

Yorum Yap
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
(1 oy, ortalama: 5,00, 5 üzerinden )
Loading...

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

En Popüler Yazılar

Sosyal Eleştiri olarak sizlere dizi film oyun vb. birçok kategoride eleştiriler ve öneriler sunuyoruz. Bununla kalmayıp hayattan tecrübeler ve günümuz medyasından birçok gelişmeyi de sizlere aktarıyoruz.

Copyright © 2017 Sosyal Eleştiri. Created byPYLOP

To Top